h1

Son Mektup

Haziran 3, 2008

 

Bir tanem…

Bir mektup daha yazıyorum.
Hiç gönderilmeyecek, okunmayacak bir mektup daha.
Diğerlerinin arasında kaybolup gitmeye mahkûm bir mektup daha.

Ama bundan sonra bir mektup daha yazacak olsam da, o sana hitaben yazılmayacak.

Bu sana son yazışım..
Seni son özleyişim…
Ve sana ait o güzel, yeryüzündeki her hangi bir kitaptan daha kalın; ve de çok kıymetli defter son karıştırışım…

Hayata, inanca, aska dair öyle yaşanmışlık var ki o defterde!
Sen olsan onu parça parça edip çöpe atmayı tercih ederdim.
Ama ben… ey sevgili… ona değer verdim, kutsadım. İkinci kitabim oldu o benim.
Okurken kimi zaman güldüm, kimi zaman ağladım. Bazen o anin heyecanını yeniden hissettim, mutlu oldum! Bazı şeylerden yeni dersler aldım tecrübe biriktirdiğim heybeme.

İnan ki, her sayfada yeniden yaşıyorum seni hala. Ve okumaktan öylesine haz alıyorum!
Ama bir tanem…
Beni olanca gücünle yitip düşürdüğün, sonra da yalnız bıraktığın bu dünya beni tutsak kılıyor. Senin anıların, hiç bilmediğim halde sevdiğim ve yüreğimde, yakınımda hissettiğim sıcaklığın, gözümü kapatır kapatmaz önümde beliren hayalinle kafeslendim.
V e ben…
tüm bunları sen başkasının bahçesinde huzur ararken yaşıyorum.

Bu gece yağmur yağdı, sanki ben ağlıyormuşum gibi. Öyle bir gök gürültüsüyle ürperdi ki insanlar; sanki gök yarılıyormuş gibi sert ve acımasızdı şimşekler.
Bana artik defterin ait olduğu yere kaldırılmasını söylediler…
Çok ama çok korktum bu karanlık felaket gecesinde.
Korktum.. çünkü inandığım tüm gerçekler, söylediğim her bir düşüncem kül oldu bu gece.

Seni unutarak senden kurtulmak mecburiyetinde olduğumu anladım.
Geçmişe; hele ki senin için o geçmişe yenik düşmemem gerektiğini anladım.
Hayati algıladım.
Bedenimin ve ruhumun da hala yaşadığını hissettim.
Bana yeni kapılar açıldığını gördüm.
Güzel bir insan tanıdım.
Acı çekmemek için senin gerçeğini içimden yok etmem gerektiğini kabullendim.
Beklemenin ve dualarda ısrarla seni istemenin manasızlığını kavradım.
Ağladım…

Sana isteyerek adadığım ruhumu özgür bırakmak zorunda olduğumu fısıldıyor bana bu afet gece!

Bu kez gerçekten elveda derken, defterin son sayfasını da cevirdim..

Bitti her şey.

Defter kapandı.

Derin bir nefes al Nilgün!

Kendine iyi bak deli mavim. Sana bir şey olmasın!

Küçüğün seni hep seviyor olacak…

 

Bir yorum

  1. sevgiler vardır , çarpar kamyon gibi adeta
    sevgiler vardır , sinsi anlamazsınız bile yakalandığınızı
    böylesi birşeydi anlamadan , anladığında ise artık geri dönüşü olmayan..
    senin sevgin …. adı bende saklı , hiç telafuz bile edemiyorum
    bu senin hikayen ….
    senin için hiç değeri olmayan bir tel saçın , hep göğsümün üzerinde , dudağını değdirdiğin bardak tapınağım
    bilirim hiç öpemeyeceğim yada okşayamayacağım saçlarını.
    ben bana kocaman kocaman bakan gözlerini sevdim , orda kendimi gördüm ..
    ben gülüşünü sevdim içten , kıkırdak
    ben saçlarını sevdim güneşle sevişen – ondandır hep bir adım arkana düşmem
    ben beraber bir taşın üzerinde dondurma yediğimizde , yada çakılların üzerinde bir bardak çay içtiğimizde , oturup bir yemek yediğimizde , yada birköşede konuşurken hayatımın en güzel zamanlarını yaşadım.
    o havayı beraber solumak , seni dinlemek ……..
    Seni sevdim , aşık oldum , seviyorum , hep seveceğim değil üç yıl 30 yılda geçse – son nefesimde – senin adını fısıldayacağım.
    ve tek dileğim olacak tanrıdan , seni öbür tarafta bile hatırlamak.

    mavi – yeşil gözlü / kalbi senin attığın çöp tenekesinde olan dev ?



Yorum Yapın